Pazartesi, Mart 9

Nasıl Kozmetik Seçmeliyim ?

|
Hoolaa Kermyler !
Kozmetik aşkımız baki ama her güzelin bir kusuru var malumunuz ki ... Bloglar , güzellik dergileri , etkinlikler bu tüketim çılgınlığının merkezinde aydınlanmamıza daha bilinçli seçimler yapma konusunda bize ışık tutsa bile tüketici gözünü açtıkça maalesef güvenilir kavramı bu sektörde anlamını hızla yitiriyor .

Bildiğimiz kavramları öne sürüp temiz içerik algısı yaratmaya çalışan firmalar bilindik zararlı bir kimyasal ajan kullanmıyorsa adına yabancı olduğumuz farklı bir zararlı içerikle yine evlerimize misafir oluyor çoğu kez . İddia edilen faydalı özleri listenin en sonuna ekleyerek maliyetten kısıp bizleri de avutmuş oluyorlar . Bu döngünün içinde daha bilinçli olmamız şart özellikle sonucunun sağlığa direkt etkisi düşünülürse !

Peki nasıl kozmetik seçmeliyiz ve içerik listesini nasıl okuyabiliriz ?
Önceliklerimiz neler olmalı ?



Çoğumuz vakitsizlikten ya da aradıklarımızı bulamamaktan dolayı online alışveriş/blog satışlarını tercih ediyoruz bu sebeple öncelik vermeniz gereken kriter kesinlikle kozmetiklerin son kullanma tarihi olmalı . Ambalaj arkasında ya da üzerince batch / lot kod numaralarını veya harflerini bularak şu iki sitede tarihleri görebilirsiniz .
Checkcosmetics
Cosmeticwizard

Ayrıca ürünlerin arka yüzünde 12M/6M gibi ifadeler ambalajın açıldıktan sonra ne kadar sürede tüketmeniz gerektiği yönündeki tüyoyu size sunar . Ekleyebileceğimiz farklı bir detay olarak : kozmetiklerin genel raf ömürleri olabilir .
Mascara: 3-6 ay, Allık: 12-18 ay, Ruj: 18 ay, Güneş Kremi: 12 ay, Fondöten: 6 ay,
Far: 12 ay, Eyeliner: 3-6 ay, Göz Kalemi: 24 ay, Şampuan: 24 ay, Duş Jeli: 24 ay
 Tarihi geçmiş kozmetikler bakteri barındırmakla birlikte cildinizde tahriş ve iritasyona zemin hazırlar . Yapısının değiştiğini kokusundan üzerinde oluşan siyah noktalardan(bakteri kolonileri) yapısının incelmesi ya da kalınlaşmasından rahatlıkla ayırt edebilirsiniz . Kozmetik son kullanma tarihlerine dikkat etmek bir yana onları nasıl muhafaza ettiğiniz asıl kilit noktadır .

Isı , ışık ve nemden uzak tutmanız gerekir . Kavanoz tipi ambalaja sahipseniz el yerine tahta spatulalar kullanarak hijyenik açıdan bir seviye önde olabilirsiniz . Ambalaj kapaklarını sıkı kapatmanız ayrıca bu açıdan önem teşkil eder .

En önemli detay ise kozmetik içerikleri nasıl okunur ?
Öncelikle içerik sitelerine güvenmemeniz konusunun altını çizmeliyim zira bilinç arttıkça , firmalara zararda . Büyük markalardan tutun küçük markalara kadar herkes bir müdahale peşinde . Taraflı yayınlanıyor artık bu tarz yönlendirmeler ki buna en iyi örnek güvenilirliği artık sıfır olan cosdna sitesi . Parabenleri , petrokimyasalları sevimli gösterip organik sertifikalı ürünlerin içeriklerini komodojenik işaretleyen dürüstlükten uzak bir site haline gelmiş . 
Bu konuda en iyi kaynak sizlere tartışmasız bilim kadını ve blogger olan : Chicscience onu takip edip yazılarını okuyarak rahatlıkla içerik okuyabilir hale gelebilirsiniz benim gibi .

Uzak durmanız gereken ve vücut tarafından kolayca emilen içerikleri sıralamak gerekirse :
Sodyum Lauryl Sulfat (SLS) : Genellikle şampuan , diş macunu , temizlik ürünlerinde bolca karşımıza çıkan en büyük zararlı . Amonyum lauryl sulfat (ALS) olarak da karşımıza çıkabilir . İyi alternatifi ise Magnesium Laureth Sulfat & DisodiumCocoamphodiacetate  .

Paraben ve türevleri : Bizlerin en aşina olduğu içerik farklı isimler ile ayırması yine de kolay. (methylparaben, ethylparaben, buthylparaben ya da benzylparaben )
Propylene Glikol : Genellikle yüz temizleyicileri ve bazı kozmetik bakım gruplarında bulunan ve cildin tepki gösterdiği ve beraberinde bağışıklık sistemine etki edip karaciğer ve böbreklere zararı dokuduğu farklı çalışmalar ile kanıtlanmıştır .
Izopropil alkol : Alcohol free yazan ibarelere kuşku ile yaklaşmanızı öneririm zira onun yerine farklı alternatifleri ekleniyor . İzopropil ise ; erken yaşlanmaya zemin hazırlarken cildin koruyucu bariyerinin dengesini bozar.
DEA :  (Diethanolamine), TEA (Triethanolamine) ve MEA (Monoethanolamine) iş açılımı ile rastlayabileceğiniz madde kozmetik grubunda sıkça karşınıza çıkabilir . Yüksek kansorojen tehlikesine sahip olup böbrek ve karaciğerlere uzun vadede zararı mevcut .

Alüminyum : Genellikle koku ve deodorant grubunda rastlayabileceğiniz zararlı ; meme kanserine ve alzheimer hastalığına davetiye çıkardığı biliniyor .

Madeni yağ : En sık vücut kremleri ve yağlarında (örn : bebek yağı) görülmekte olup cildin toksik atımını engeller ve iritasyon ya da akneye sebebiyet verir .

Polietilen Glikol (PEG) : Kozmetik ürünlerin kıvamı için kullanılır ve cildin nem bariyerini bozarken bakterilere savunmasız bırakır .

Dioksin : En tehlikeli zehirlilerin başında geliyor . Yıllar öncesi savaşta Amerika tarafından silah olarak kullanılmasına şaşırmazsınız sanırım . KAğıt sanayisinde klorla ağartma işlemi sırasında oluşuyor . Zamanla kozmetik sektöründe de izleri görülüp etki olarak hormon dengesi bozulmasına , kanser , akne , eklem ağrıları , uykusuzluk , bağışıklık sisteminde çökme gibi rahatsızlıklara yol açıyor .


Tuvalet kağıdı , tampon , kahve filtresi , tek kullanımlık çocuk bezleri gibi ürünler ağartma işleminden geçiyorsa düşük dozda bu zararlıyı içerebiliyor ve kolayca vücut tarafından emilip yağ hücrelerimizde yer edinebilirler . Her şeyi okuduğunuzda kulağa korkunç geldiğini biliyorum ileride daha geniş bir içerik sözlüğü oluşturabilirsem daha detaylıca tartışabiliriz bunları .

En önemli zararlıları en azından aklınıza not edip içerik listesinin üst sıralarında olup olmadığına mutlaka dikkat edin . Şahsi görüşüm temiz içerikli ürünlere öncelik vermeniz ve seçimlerinizi her daim sorgulamanız . 

Sevgilerimle ^^







11 yorum :

  1. Paraben hala tartışmalı bildiğim kadarıyla bana da hem üreticilerin öne atıp asıl zararlıları gölgelemek için kullandığı bir maddeymiş gibi geliyor. Senin listende de en az zarar verenlerin başında galiba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ayni fikirdeyim ! Listenin devamindakilere bakarsan paraben hic bile kaliyor aslinda.

      Sil
  2. Yine çok faydalı bilgiler vermişsin, eline sağlık cnm ;))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. , seninde okuyan gozlerine saglik ♡♡

      Sil
  3. Harika bir yazı olmuş Kermit'im ^,^ Hep kozmetik yayını yapmaktansa, temelde yatan eksiklikleri gidermek çok iyi fikir..

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle adas o kadar cok soran var ki kacinilmaz hale geldi artik ^^

    YanıtlaSil
  5. Kesinlikle adas o kadar cok soran var ki kacinilmaz hale geldi artik ^^

    YanıtlaSil
  6. Okurken aklımı çıkardın :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama gerçekler :( Minimum miktarların yıllarsonra yaratacağı etkiyi düşününce kanım donuyor ama gözümüz görmüyor diye katlanıyoruz hepimiz :(

      Sil
  7. İnanılmaz faydalı bir yazı olmuş :) Bir süredir hayatımdan SLS ve SLES içeren şampuanları çıkardım.. Hatta inanılmaz dökülen saclarım için şampuanda kendi karışımımı hazırlıyorum artık. Neyazıkki bir kimyager değilseniz eger türkiye de temiz içerikli şampuan bulmak cidden cok zor. Bebek şampuanı olan Dalinde bile 2. sırada yer alan sls varsa durum vahim. Sormak istediğim birşey var geçen içerik incelemesi yaparken bir şampuanda sls yerine Magnesium Laureth Sulfat gördüğümde emin olamadım ne düzeyde zararlı olduguna. Siz iyi bir alternatif oldugunu söylemişsiniz bu konuda beni biraz bilgilendirebilirmisiniz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oncelikle cok tesekkur ederim. Sles ve sls yerine magnesium ls ararsaniz zararsiz olanibsecmis olursunuz. Ne yazik ki dediginiz gibi bebek sampuaninda bike ikinci sirada hatta bebek yaglari da petrokimyasallar icerdiginden cilde tutunuyor ve gozenekleri tikiyor kullandigimiz bir cok sey aslinda zarar ziyan caresiz icerik okumayi ogrenmek zorundayiz is basa düşüyor :((( Ne iyi etmissiniz sampuan degisimi ile bir sure sonra kendine gelecek saclariniz emin okun bu arada biotin sprey var urban care markasindan dokulme icin oldukca faydali tabsiye ederim.

      Sil

Renk kattığınız için teşekkür ederim ♥